Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu: (3)

Genel

- "AK Parti tıpkı Demokrat Parti gibi milletimizin büyük teveccühüyle işbaşına geldiğinde hemen demokrasi ve kalkınma atılımını kaldığı yerden yeniden başlatmıştır"- "Geçmişte kartvizitle memur alındığından sözlü talimatla ihale verildiğine kadar nice yalanı bu şekilde ardı ardına sıralamışlardır. Son dönemde yalan ve iftira konusunda vitesi yükselttiler"- "Man Adası'ndan tank palet fabrikasına, 128 milyar dolardan son günlerdeki iddialara kadar bir dizi konuda yalanları sürekli tekrar etme stratejisi izlenmektedir"- "Çünkü bunların siyaset adına heybelerinde başka hiçbir malzeme yok. Çünkü eser ve hizmet siyasetinde bizimle rekabet edebilecekleri hiçbir projeleri, hiçbir çalışmaları, hiçbir hazırlıkları da yok"- "CHP Genel Başkanının Millet İttifakı diye adlandırılan oluşumu kimi gizli kimi açık ortaklarıyla bir arada tutmak için nasıl ıkınıp sıkıldığını, nasıl kirli pazarlıklar içerisinde kıvrandığını, şimdiden bölücü örgütün uzantılarıyla nasıl bakanlık pazarlığına tutuştuğunu sizler de görüyorsunuz"

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin tıpkı Demokrat Parti gibi milletin büyük teveccühüyle işbaşına geldiğinde hemen demokrasi ve kalkınma atılımını kaldığı yerden yeniden başlattığını söyledi.

Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'ndaki konuşmasında, 1946 seçimin hemen ardından Türkiye'nin ilk defa gerçek manada bir demokrasi ve kalkınma iklimine girdiğini söyledi.

Milletin üzerindeki baskının kalkmasıyla oluşan özgürlük havasının ülkenin dört bir yanında başlatılan alt yapı yatırımlarıyla taçlandırıldığını dile getiren Erdoğan, madalyonun iki yüzü gibi olan CHP zihniyeti ve darbecilerin bu demokrasi ve kalkınma atılımından rahatsız olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Darbelerin bahanelerine bakın. Hepsinin de ya şartların olgunlaşması için özellikle önü açılmış, huzursuzluklara ya da doğrudan milletin değerlerine yönelik kin ve nefrete dayalı söylemlere dayalı olduğunu göreceksiniz." ifadelerini kullandı.

Ülkenin meşru hükümetlerine, siyaset kurumuna, milli ve yerli tüm unsurlarına yönelik bildirilerinde aynı çarpık anlayışın izlerinin bulunacağını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"AK Parti tıpkı Demokrat Parti gibi milletimizin büyük teveccühüyle işbaşına geldiğinde hemen demokrasi ve kalkınma atılımını kaldığı yerden yeniden başlatmıştır. İşte bugün neredeyiz. Demokrasi ve Özgürlükler Adası'ndayız. CHP zihniyeti işte buradan İmralı'ya idam fezlekesi hazırladı, onu icra etti. Menderes'in iki arkadaşıyla beraber. Biz ise işte şimdi bu adada demokrasi ve özgürlükler çağrısını yapıyoruz. Farkımız bu. Bu CHP zihniyetinin, yandaşlarının, bunların özgürlükle, bunların demokrasiyle yakından uzaktan alakası yoktur. Hür ve demokrasinin egemen olduğu bir Türkiye'den bunların alakası yoktur. Bunları en çok ürküten zaten odur. Geçtiğimiz 19 yılda Türkiye'yi hem demokraside hem özgürlüklerde hem kalkınmada Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların fersah fersah ilerisine taşıyan AK Parti, tabii olarak bu zihniyetin tüm husumetini üzerinde toplamıştır."

- "Hiçbirinde eser ve hizmet siyasetine rastlayamazsınız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP yönetimlerinin en başından beri kendilerine karşı yürüttükleri muhalefet üslubuna değinerek, "Hiçbirinde eser ve hizmet siyasetine rastlayamazsınız. Bu kafa belgeleriyle, bilgileriyle, izahatlarıyla yalan olduğu defalarca ispatlanmış iddiaları sürekli gündeme getirmenin adına ne demiştir? Siyaset. Geçmişte kartvizitle memur alındığından sözlü talimatla ihale verildiğine kadar nice yalanı bu şekilde ardı ardına sıralamışlardır. Son dönemde yalan ve iftira konusunda vitesi yükselttiler. Man Adası'ndan tank palet fabrikasına, 128 milyar dolardan son günlerdeki iddialara kadar bir dizi konuda yalanları sürekli tekrar etme stratejisi izlenmektedir." diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye'nin yerli ve milli ne kadar projesi varsa hepsinin de hedefe konularak saldırıya maruz bırakıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"CHP yönetiminin ve şürekasının muhalefet stratejisini Aleksandr Solzhenitsyn'ın şu sözleriyle 'Biz onların yalan söylediklerini biliyoruz. Onlar kendilerinin yalan söylediklerini biliyorlar. Bizim onların yalan söylediklerini bildiğimizi de biliyorlar. Biz onların yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini de biliyoruz. Ama onlar hala yalan söylemeyi sürdürüyor.' Ne yaptım ben? CHP'nin tanımını yaptım. Çünkü bunların siyaset adına heybelerinde başka hiçbir malzeme yok. Çünkü eser ve hizmet siyasetinde bizimle rekabet edebilecekleri hiçbir projeleri, hiçbir çalışmaları, hiçbir hazırlıkları da yok. Çünkü yalan ve iftira siyaseti en kolay iştir. Akşam otur, bir grup partili ve ajans mensubuyla yalanları senaryolaştır, ertesi gün de çık kürsüden bunları tekrar et."

Gara'da 13 sivil vatandaşın şehit verildiği hadisenin hemen ardından Milli Savunma ve İçişleri bakanlarının CHP Genel Başkanı'na gidip olayı tüm boyutlarıyla anlattığını hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"CHP Genel Başkanı bu görüşmeden dakikalar sonra grup kürsüsüne çıktı ve sanki kendisine biraz önce hiçbir bilgi verilmemiş gibi akşamdan kararlaştırılan yalanları bir bir sıraladı. Ya bunlar bu. Niye? Çünkü o şekilde kodlanmıştı. Çünkü zihninde hakikatlere yer yoktu. Çünkü kendisine verilen misyon buydu. Kendi genel başkanını da böyle aldatmadı mı? 'Ben aday değilim' dedi, ertesi sabah aday oldu. Sayın Baykal'la olan devir teslimleri de bunların böyle tecelli etti. Bunları iyi tanımak lazım. İyi tanımamız lazım. Bunların oyununa gelmememiz gerekir. Tam da bunları yapsın diye siyasi tarihimizin en utanç verici kumpasıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna bu şekilde oturtulmuştur."

Erdoğan, bu işin dışarıdan bir merkezden yönetildiğini belirterek, şunları söyledi:

"CHP Genel Başkanı'nın Millet İttifakı diye adlandırılan oluşumu kimi gizli kimi açık ortaklarıyla bir arada tutmak için nasıl ıkınıp sıkıldığını, nasıl kirli pazarlıklar içerisinde kıvrandığını, şimdiden bölücü örgütün uzantılarıyla nasıl bakanlık pazarlığına tutuştuğunu sizler de görüyorsunuz. İşte televizyonlarda maalesef bir deniz albayının, bu milletin ordusunda deniz albayı olarak görev yapmış olan bir zatın bu PKK terör örgütüyle iltisaklı olanlara nasıl bakanlık verileceğini, verilmesinin de normal olduğunu anlatmasından daha büyük bir zillet olabilir mi? Ya sen bu ülkenin ordusunda, Deniz Kuvvetlerinde albay olarak görev yapacaksın ve ondan sonra da gelip böyle rahat rahat, 'Ne olacak, normaldir, milletvekili, tabii ki onlar da burada bir bakanlık görevi alabilir.' diyeceksin. Bu mesele karakter meselesidir. Eğer karakterde bir sıkıntı varsa, cibiliyette bir sıkıntı varsa ona bir Türk milletinin evladı olarak zaten bir şey diyemem."

- "Tek işleri Türkiye'nin demokrasi ve kalkınma hamlesine engel olmak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, onların tek işlerinin tıpkı 1950'den beri yaptıkları gibi Türkiye'nin demokrasi ve kalkınma hamlesine başarabilirlerse engel olmak, başaramazlarsa gölge düşürmek olduğunu ifade ederek, "Kem aletle kemalat olmaz" sözlerini hatırlattı.

Yalan, iftira, takoz siyasetiyle eser ve hizmet yarışına girilemeyeceğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Demokrasi ve kalkınma aşkı yüreğinizde kök salmamışsa ne kadar riyakarlık yaparsanız yapın kendinizi millete kabul ettiremezsiniz Bay Kemal ve yandaşları. İşte CHP bu yüzden girdiği her seçimi kaybediyor. Oy oranı neredeyse tamamını ideolojik sebeplerle arkasında duran yüzde 20-25'lik bir kesimin ötesine taşıyamıyor. Milletin kendine güvenmediğini gayet iyi bilen CHP işte bu sebeple bir yanına İYİ Parti'yi öteki yanına HDP'yi alarak arkasına da AK Parti'den şöyle çok küçük kırpıntı oranlarda da olsa oy kopartabileceğini umduğu birilerini takarak aslında kendini gizlemeye çalışıyor. Deve kuşu misali, kafayı kuma gömünce gövdelerinin dışarıda kaldığını unutuyorlar."

(Sürecek)

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.