1. Uluslararası Gümrük ve Ticaret Kongresi

- TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski:- “Ekonomik beka meselesi olarak gördüğümüz Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin ulusal eylem planı hazırlanması önerimizi paylaşmak istiyoruz”- “Türk özel sektörü olarak bu yönde hedefleri belirlemek ve uygulamaya geçişte seferber olmaya her zaman hazırız”

20.05.2021, 12:24 Ekonomi
1. Uluslararası Gümrük ve Ticaret Kongresi

İSTANBUL (AA) - Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, ekonomik beka meselesi olarak gördükleri Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin ulusal eylem planı hazırlanması önerisinde bulunarak, “Türk özel sektörü olarak bu yönde hedefleri belirlemek ve uygulamaya geçişte seferber olmaya her zaman hazırız.” dedi.

Kaslowski, “gümrük ve ticaret” alanındaki ilgili ulusal ve uluslararası tarafları ve aktörleri ortak bir platformda buluşturan 1. Uluslararası Gümrük ve Ticaret Kongresi’nin açılışında yaptığı konuşmada, hem toplumların hem de ekonomilerin çok zor zamanlardan geçtiğini belirterek, salgın ve salgının ağırlaştırdığı diğer konuların ekonomileri zorladığını, acil ve kolektif yanıtlar verilmesini zorunlu kıldığını vurguladı.

Tüm dünyada aşılama çalışmalarının ülkeden ülkeye değişen hızlarda devam ettiğini anımsatan Kaslowski, salgın öncesine dönüşün zaman alacağını, küresel ticaretin olumsuz etkileneceği konusunda bir mutabakatın söz konusu olduğunu söyledi.

Kaslowski, Dünya Ticaret Örgütü’nün mart ayı sonunda yayımladığı rapora göre, dünya ticaretinin 2021’de yüzde 8, 2022’de yüzde 4 büyümesinin beklendiğini ifade ederek, tüm bu olumlu rakamlara rağmen küresel toplam ticaretin salgın öncesi dönemin gerisinde kalacağının düşünüldüğünü kaydetti.

OECD’nin nisan ayında yayımladığı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Raporu'na göre ise küresel doğrudan yatırımların 2020’de yüzde 38 daralarak 2005’ten itibaren en düşük seviyeye gerilediğini aktaran Kaslowski, sıfırdan yatırımların gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere göre çok daha sert düştüğünü söyledi.

Kaslowski, ekonomide reel göstergelerin yanı sıra beklentilerin önemine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Salgının bir süre daha devam edeceği öngörüsü özellikle aşı hızının düşük olduğu ülkelerde talep düşüşüne sebep oluyor. Son dönemlerde tedariklerde yaşanan sıkıntılar da önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bunların yanı sıra Süveyş Kanalı’nda gemi kazası gibi öngörülemeyen olaylar ham madde fiyatlarında artış, çip gibi bazı temel girdilerin tedarikinde yaşanan sıkıntılar bu süreçte önemli sorunlar olarak ortaya çıkıyor. Küresel sorunlar küresel çözümler gerektiriyor. Bu yıl G20 ve B20 dönem başkanlığı İtalya tarafından yürütülüyor. G20 ülkelerinden önde gelen 26 iş dünyası temsilcisinin üyesi olduğu Uluslararası Danışma Kurulu’nun üyesiyim, aynı zamanda B20 Ticaret ve Yatırım Görev Gücüne de katılım ve katkı sağlıyoruz. Değindiğim tüm konular, bu platformlar tarafından ortak çözüm üretme iradesi içinde ele alınıyor. İklim değişikliği ile mücadele ve kadının güçlenmesi konularına ayrıca önem veriliyor. TÜSİAD olarak biz de bu alanlarda çalışma ve önerilerimizi paylaşıyoruz.”


- “Birinci önceliğin AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin güncellenmesi olduğuna inanıyoruz”


Simone Kaslowski, gelecek dönemde küresel ticaretin yönünü bölgesel ekonomik iş birliklerinin ve bu sürecin yasal çerçevesini çizen geniş ya da dar kapsamlı ticaret anlaşmalarının belirleyeceğini öngördüklerini ifade ederek, “Kovid-19 salgını sonrasında toparlanma ve tedarik zincirlerinde yeniden yapılanma hedeflerinin ülkeler ve bölgeler arası rekabeti keskinleştirdiği, yeşil ve dijital dönüşümü önceliklendiren, kapsayıcı yeni ekonomik kalkınma modellerinin geliştirildiği bir dönemdeyiz. Transatlantik, Trans Pasifik ve Avrasya ekseninde şekillenmekte olan yeni sürdürülebilir kalkınma modeli ve küresel sistemin temel dönüşüm parametrelerinin ülkemiz için hayati önemde olduğunu düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

Artık hem yatırım çekmenin hem de ihracat pastasından pay almanın zor olduğu bir dönemde bulunulduğunu aktaran Kaslowski, “Küresel dinamikler ışığında Türk özel sektörünün bu yarışta olumlu ayrışması ve Türk ekonomisinin rekabetçiliğinin pekiştirilmesi için en somut ilerleme alanı ve birinci önceliğin AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin güncellenmesi olduğuna inanıyoruz.” dedi.

Kaslowski, AB’nin çok kapsamlı bir dönüşüm süreci başlattığına işaret ederek, çatısını sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda Yeşil Mutabakat ve dijital tek pazar stratejisinin oluşturduğu bu dönüşümün pek çok alana sirayet ettiğini söyledi.

AB’nin açık stratejik özerkliğinin pekiştirilmesi ve ikiz dönüşümün sürdürülebilir ekonomik büyümeyi destekleyecek şekilde tasarlanması için oluşturduğu yeni sanayi strateji güncellenmesinin AB’nin bu dönüşümünü yakın ortaklarıyla birlikte yürütme iradesini ortaya koyduğunu vurgulayan Kaslowski, sözlerini şöyle sürdürdü:

“AB’nin tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi konusunda yakın müttefikleriyle güç ve kaynak birleştirmesi konusunda ABD’nin yanı sıra genişleme ve komşuluk politikası ülkeleri adres olarak gösteriliyor. Ancak belirlenen dönüşüm gündemi doğrultusunda coğrafi yakınlık avantajının tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve kısaltılması süreçlerinde somut fırsata dönüştürülmesi kural ve standartlar sisteminde yakınlığa bağlı. Türkiye’nin bu sistemin içinde öne çıkması için Gümrük Birliği’nin güncellenmesi başta olmak üzere el birliğiyle hareket edilmesi gereğine inanıyoruz. Zira sanayi standartları, küresel ticaret dengeleri, çevresel ve dijital kurallar bağlamında AB ile ekonomik ve ticari ilişkilerimizin mevcut çerçevede ilerlemesi imkansız hale geliyor. AB’nin imzaladığı her yeni ticaret anlaşmasıyla AB pazarı için göreli avantajımızı kaybediyoruz.

Türk iş dünyası olarak küresel ortaklarımızla temaslarımızda, muadil kuruluşlarımız ve uluslararası finans kuruluşlarıyla görüşmelerimizde ortaya çıkan net bir fotoğraf var. Türkiye’nin AB kuralları sistemiyle bütünleşmesi ve entegrasyon sürecinde ilerleyen bir ülke olması sadece AB ortaklığıyla değil, Asya’dan Körfez bölgesine uluslararası yatırımcılar ve ticaret ortaklarımız içinde Türkiye’nin cazibesini artıran kilit noktalardan olur. Dolayısıyla AB-Türkiye ilişkilerinde yol haritasının en kritik bileşeni ve her iki tarafın ortak çıkarına hizmet edecek aracın, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda Gümrük Birliği'nin güncellenmesi olduğuna inanıyoruz.”


- Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin ulusal eylem planı hazırlanması önerisi


TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaslowski, son dönemde AB ile Türkiye ilişkilerinde yaşanan olumlu siyasi gündem iradesini memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

Gümrük Birliği’nin güncellenmesi müzakerelerinin 2015-2016 döneminde başlaması halinde kuvvetle muhtemel şu ana kadar tamamlanmış olacağına işaret eden Kaslowski, “Salgın dönemine de daha rekabetçi, öngörülebilir ve yatırım cazibesi yüksek bir Türkiye olarak girmiş olurduk. Gerek AB’den gerekse bizden kaynaklanan sebeplerle bu fırsatı kullanamadık. Tüm dünyanın dönüşüm içinde olduğu bu dönemde artık bu konuda gecikme lüksümüzün olmadığına inanıyorum.” dedi.

Ekonomik beka meselesi olarak gördükleri Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin ulusal eylem planı hazırlanması önerisinde bulunan Kaslowski, “Ulusal düzende kamu-özel sektör iş birliğini pekiştiren ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi özelinde kapsam ve müktesebat uyumunu da içeren alt başlıkları ortak değerlendirmeye tabii tutabileceğimiz bir yapının oluşturulmasının da bu süreçlere değerli katkı sağlayabileceğine inanıyoruz. Türk özel sektörü olarak bu yönde hedefleri belirlemek ve uygulamaya geçişte seferber olmaya her zaman hazırız.” diye konuştu.

Yorumlar (0)